Πραγματοποιήθηκε, σε ιδιαίτερα εποικοδομητικό κλίμα, συνάντηση του Προέδρου και του Γενικού Γραμματέα του συλλόγου ΕΠΑΘ Ροδόπης – Έβρου με τον Γενικό Γραμματέα του Υπουργείου Παιδείας, Θρησκευμάτων και Αθλητισμού, κατά την οποία τέθηκαν σημαντικά και κρίσιμα προβλήματα που αφορούν την αναβάθμιση και το μέλλον της μειονοτικής εκπαίδευσης καθώς και θέματα που απασχολούν τους εκπαιδευτικούς της . Η συζήτηση διεξήχθη σε ιδιαίτερα θετικό κλίμα και συμφωνήθηκε η διατήρηση ανοιχτού διαύλου επικοινωνίας, με στόχο την προώθηση λύσεων και την επίλυση των ζητημάτων του κλάδου μας.
ATİNA ZİYARETİ
Rodop- Evros İlleri Selanik Özel Pedagoji Akademisi Mezunu Öğretmenler Derneği Başkanı ve Genel Sekreteri ile Milli Eğitim, Din ve Spor Bakanlığı Genel Sekreteri arasında oldukça yapıcı bir ortamda bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda, azınlık eğitiminin iyileştirilmesi ve geleceğine ilişkin önemli ve kritik sorunları ile bu eğitim kurumunda görev yapan öğretmenleri ilgilendiren konular gündeme getirilmiştir. Görüşme son derece olumlu bir ortamda gerçekleşmiş olup, camiamızı ilgilendiren sorunlara bir an önce çözüm bulunması için açık bir iletişim kanalının sürdürülmesi konusunda mutabakata varılmıştır.
Rodop
Meriç İlleri Selanik Özel Pedagoji Akademisi Mezunu Türkçe Öğretmenleri Derneği olarak, gerçekleştirdiğimiz yıllık
olağan kongremize hepiniz hoşgeldiniz.
Değerli
oylarınızla bizleri göreve getirdiğinizden bu yana, görevimizi her anlamda layıkıyla yerine
getirmeye çalıştık. Varlık mücadelesi
veren okullarımızın ayakta kalması için toplumca yapılması gerekenleri ve
mücadele yollarını aradık. Bunun
yanında üyelerimizin özlük haklarıyla ilgili gerekli mücadeleyi verdik.
Üyelerimizin
çıkarlarını korumakla yükümlü olduğumuz bilinciyle hareket ederek , üzerimize
düşeni fazlasıyla yerine getirdiğimize inanıyoruz. Görevimiz süresince, asıl ağırlığı
okullarımız ve azınlık eğitimi üzerine verdik ve enerjimizin büyük bölümünü bu
yönde harcadık. Çünkü bizi bekleyen tehlikeyi sezdik ve eğer hiç bir şey
yapılmazsa, gelecek on yıl içinde okul sayımız bu günkü sayının yarısından
aşağıya ineceğini gördük. Biraz sonra ekrana yansıtacağımız azalma, ne yazık ki
bunu doğrulamaktadır. Toplam kayıtlardaki düşüş içler acısı. Yapılacak tek şey önce erozyonu durdurmaktı. Biz
göçleri durduramazdık.Biz doğurganlığı arttıramazdık. Ancak bizim
yapabileceğimiz başka bir şey vardı: Eğer toplum ve öğretmenler elele verirsek,
azınlık okulunu terkedip devlet okullarını tercih eden ailelerle ilgili
yapacağımız şeyler olduğunu gördük. Bunu denedik. Öncetoplumun hemen hemen
bütün STK larını derneğimize davet ederek bilgilendirme ve bilinçlendirme
toplantıları düzenledik ve elele verince bazı yanlış algıların değişebileceğini
gördük. Okullarımız varlık mücadelesi verirken biz başka türlüsünü yapamazdık
arkadaşlar. Tabi ki önce okullarımızı ayakta tutmanın mücadelesini verecektik. Çünkü okul varsa eğitim olacaktı, çünkü okul
varsa öğretmen olacaktı, çünkü okul varsa sendikal haklarımızdadan
bahsedebilecektik. Dikkat edilirse verdiğimiz mücadelenin içinde bu
saydıklarımın hepsi var.
Bazı
arkadaşlarımız hala meselelerin toplumdan ayrı, sadece yetkililerle
çözüleceğine inanmaktadır. Biz öyle düşünmüyoruz. Tabi ki biz herkesle diyaloğu
sürdürmekten yanayız ve resmi düzeyde temaslarımız devam ediyor ve edecek te.
Fakat unutmayalım ki biz bir sendikayız ve bizim bazı prensiplerimiz var. Biz
önümüze geleni imzalamak için değil, kendi düşüncelerimizi kendi taleplerimizi
onlara iletmek ve yaptırmak için varız. Yine bazı arkadaşlarımız devlet
nazarında önceki konumumuzla şimdiki konumumuz arasındaki farkı göremiyor. Bu
arkadaşlar şunu unutuyorlar: Artık devletin gözünde eski SÖPA’lı yok. Eskiden bize ihtiyaç vardı. Çünkü okullara öğretmen
lazımdı. Şimdi okullarımızın bir bir kapandığı, iş yerlerinin bir bir azaldığı
bir dönemi yaşıyoruz. Bize neden ihtiyacı olsun ki! İşte burada dernekçiliğin önemi bir kez daha
artmaktadır arkadaşlar. Biz güçlü olmalıyız. Biz önemli olduğumuzu
göstermeliyiz ki bizi kaale alsınlar. Aksi takdirde 150 kişilik bir sendikayı
kimse kafaya takmaz.
Sıfırlayıcı bir mantıkla bakıldığında hiç bir şey
yapmamış gibi gösterilmeye çalışılan bu yönetim şunları başardı değerli
meslekteşlar: Demokritus Üniversitesi çatısı altındaDidaskaliyo diye bir kurum
açılacaktı biliyorsunuz. Bu bölümün doğuracağı sakıncaları gördük ve karşısında
olduk. Nitekim faaliyete geçmedi.Tek tip tam gün uygulamasının okullarımızda
uygulanmamasını sağladık. Cuma meselesine günümüze kadar dokunulmamasını
sağladık. Türkçe yasağına karşı verdiğimiz mücadele, Dernek tüzüğünün başlık ve içeriğinin
değiştirilmesi için başlattığımız ve devam eden süreç, iki SÖPA derneğinin
ortak çalışmaları, diğer STK ‘larla çalışmalar, birlikte eğitim kongreleri, iftarlar,
boykotlar, okullarımızı korumak için toplumla biirlikte verdiğimiz mücadele ve
başarılı sonuçlar… Evet biz bütün bu çalışmalarımızla birilerini rahatsız
ettiğimizin farkındayız. Anlayamadığımız tek şey, bizim neden rahatsız
olduğumuzdur. Ha sendikacılığı iyi
bilmediğimizden dolayı bazı hatalar yapmış olabiriz. Herkes hata yapabilir.
Mühim olan hatalardan ders çıkarmaktır. Kimse anasından sendikacı veya dernekçi doğmadı arkadaşlar.
Sendikacılığı yaşarken öğreniyoruz. Çünkü sendikacılık bir meslek değildir. Kim
ben sendikacılığı iyi biliyorum derse yalan söylemiş olur. Bunun yanında yine
de ben bu işi sizden daha iyi yaparım diyen varsa buyursun adaylığını
koysun. Sigortasız yıllarla alakalı
mücadele verilmediğini düşünen arkadaşlar için şunları söylemek istiyorum:
Bu işin mağdurlarından olan bizler yönetime gelir gelmez
bu meseleye el attık. Derneğin tarihinde ele alınmamış bir meseleydi bu. İlk
defa biz gündeme getirdik. Tabi ki bu zor bir mesele. Hemen çözülmesini
beklemek yanlış olur. Biz meseleyi onlarca defa yazılı ve sözlü olarak dile
getirdik. Netice alamadığımız doğrudur. Ülkemizde ve diğer memleketlerde
sendikaların isteklerle dolu listeleri vardır. . Bir yılık, iki yıllık, 5 yıllık, on yıllık,
yirmi yıllık istekler. Bizdeki bazı istekler de böyledir. Kimisi çözüme ulaşır
kimisi ulaşmaz. Daha uzun soluklu mücadeleye gerek duyulur. Dernekçilik
yapanlar bunu iyi bilirler. Mücadelesi verilir ve beklenir. Derneğimiz kurulalı
beri talep ettiğimiz ve sonuç alamadığımız birçok mesele varken niçin bu mesele
büyüteç altına alınıp bu kadar üstümüze gelindiğini anlamakta güçlük çekiyoruz.
Biz de dönüp şunu diyebiliriz. Niçin seminer meselesine bir çare bulmadınız?
Niçin şunu sonuçlandırmadınız, bunu sonuçlandırmadınız diye eski yönetimlere.
Bu yerinde bir eleştiri mi? Netice almak önemlidir evet. Bizim de netice
aldığımız meseleler oldu fakat hiç netice alamadığımızkiler de var. Bunlar hep
olacak. Önemli olan mücadelenin verilip verilmediğidir. Biz yapılaması gerekenleri yaptığımızı
sanıyoruz. Bu noktada şunu söylemekte
yarar var sanıyorum. Sorunları ancak
dernek aracılığıyla çözebileceğimize hem kendimiz inanmalı, hem başkalarını
inandırmayız. Eğer kişiler ve gruplarla çözmeye kalkarsak, bu bizi geçmişe,
derneğin olmadığı karanlık günlere götürür ki, bundan ancak biz zarar görürüz.
Yunanca
Müfredatı Öğretmen Derneğiyle yapılan görüşmelere kısaca değinmek istiyorum:
Önce
neden buna gereksinim duyulduğunu anlatmak
istiyorum: Bir defa okullarımızda
yunanca ve türkçe olmak üzere iki dilde eğitim verildiği ve okullarımızın
varlığının devamının her iki dilin de bu okullarda iyi öğretilmesine bağlı
olduğunu biliyoruz. Aileler daha iyi yunanca için çocuklarını devlet okullarına
gönderiyor. Bu gerçeği göz önünde
bulundurarak, eğitimde kalitenin arttırılması için neler yapılması gerektiği
hususunda okullarımızdaki yunanca öğretmenlerinin de düşünceleri bizim için
önem arzediyordu. Gayrı resmi görüşmelerimizde bazı ortak noktalarımız
olabileceğini gördük ve resmi görüşme gerçekleştirmenin yerinde olacağına karar
verdik. İki dernek YK üyeleri bir defa
onların bir defa da bizim derneğimizde olmak üzere iki toplantı
gerçekleştirdik. Bu toplantılarda uzlaştığımız ve fikir birliğine vardığımız
bazı konular oldu.Görüşlerimizi bir ortak metinle açıkladık. Şunu belirteyim ki bu sadece görüşlerimizi
yansıtan bir basın açıklamasıydı ve üzerinde çalışılması gereken konular
olduğunu biliyoruz. Kesinlikle nihai bir metin değidir. Daha çok ileride
yapılacak istişarelerde kullanacağımız ortak görüşlerdir. Ve herhangi bir
bakana da gönderilmiş değildir. Dikkat ettiyseniz bu metinde, sendikal
sorunların dışıda sosyal boyutu olan diğer konuların istişaresinde uluslarası
hukuk çerçevesinde azınlığın ve ilgili tarfların söz sahibi olması gerektiğini
vurguladık. Azınlık okullarının faaliyetlerinin durdurulmasında ailelerin ve
okul encümenlerinin fikrinin alınması kaydı ve getirilecek bütün yeniliklerin
azınlık okullarındaki mevcut iki dillilik esasınına göre yapılmasında hemfikir
kalınması önemliydi.
Meyve veren ağaç taşlanır derler. Demek ki biz de bir
şeyler üretmişik sevgili meslektaşlar. Son zamanlarda üstümüze çok
gelinmesinden bunu anlıyor ve mutluluk
duyuyoruz. Biz, niyetimizden hiçbir zaman şübhe duymadık. Doğru bildiğimiz
yolda yürümeye devam ettik. Bundan sonra da yürümeye devam edeceğiz.
Bu duygu ve
düşüncelerle kurulumuzu selamlıyor, seçimlerde adaylığını koyacak olan bütün
meslektaşlara başarılar diliyorum.
RODOP MERİÇ İLLERİ SELÂNİK PEDAGOJİ AKADEMİSİ MEZUNU ÖĞRETMENLER DERNEĞİ 2020 OLAĞAN GENEL KURULU
Bilindiği üzere Yunanistan Eğitimciler Federasyonu (ΔΟΕ), 14 – 15 Mart 2018 tarihlerinde azınlık eğitiminin ele alınacağı bir kongre düzenleyecektir. Söz konusu kongreye öğretmen dernekleri yönetim kurulu üyeleri, öğretmen sendikaları idari kurul üyeleri, Doğu Makedonya Trakya Eyaleti’ndeki anaokulu ve ilkokullardan eğitimciler ve ülke genelindeki tüm öğretmen derneklerinden birer temsilci davetlidir.
Ancak ne gariptir ki, azınlık eğitimi gibi önemli ve hassas bir meselenin görüşüleceği bu kongreye, azınlığın eğitim dernekleri, kongrenin başlamasına birkaç gün kala, basit bir davetiyeyle kongrenin açılış bölümüne sadece izleyici olarak davet edilmişlerdir.
Henüz içeriği hakkında dahi doğru dürüst bilgi sahibi olmadığımız kongrenin gerek hazırlık aşamasında görüşümüze başvurulmaması, gerek kongreye konuşmacı olarak davet edilmememiz, azınlık öğretmeninin görüş ve düşüncelerine ihtiyaç duyulmadığını ve azınlığın temsil edilmediği bir ortamda azınlık için kararların alınacağını göstermektedir.
Bu nedenlerle sözü edilen kongreye Rodop-Evros İlleri ve İskeçe SÖPA Mezunu Öğretmen Dernekleri olarak katılmayı anlamsız bulup, davete icabet etmeyeceğimizi siz üyelerimize duyururuz.
Ayrıca basına gönderilen açıklamayı da sizlere ekte gönderiyoruz.
Saygılarımızla
O Σύλλογος Δασκάλων Αποφοίτων ΕΠΑΘ Ν. Ροδόπης-Ν. Έβρου και ο Σύλλογος Δασκάλων Μ/κών Σχολείων Αποφοίτων ΕΠΑΘ Ν. Ξάνθης, έπειτα από πραγματοποιούμενη κοινή συνεδρίαση τους, αποφάσισαν να μη συμμετάσχουν στο Συνέδριο Μειονοτικής Εκπαίδευσης, που διοργανώνει η Διδασκαλική Ομοσπονδία Ελλάδας (ΔΟΕ) και που πρόκειται να πραγματοποιηθεί στις 14 και 15 Μαρτίου 2018 στο Ξενοδοχείο Chris & Eve για τους κάτωθι λόγους:
Α) Επειδή για το περιεχόμενο των θεμάτων που θα συζητηθούν στην εν λόγω συνεδρίαση δεν λάβαμε τη δέουσα ενημέρωση, ως έπρεπε, εκ μέρους των αρμοδίων μελών της ΔΟΕ,
Β) Επειδή πρόκειται να συζητηθεί ένα ιδιαιτέρως σοβαρό θέμα, όπως είναι η Μειονοτική Εκπαίδευση, στο οποίο εμείς ως μέλη των Συλλόγων Αποφοίτων ΕΠΑΘ είμαστε άμεσα εμπλεκόμενοι, παρ’ όλα αυτά δεν προσκληθήκαμε επισήμως ποτέ έως σήμερα στις προσυνεδριακές διεργασίες και ως εκ τούτου ποτέ δεν λήφθηκε υπόψη η γνώμη μας για το συγκεκριμένο θέμα. Πολύ περισσότερο, σήμερα, πέντε ημερολογιακέςημέρες πριν ξεκινήσει το συνέδριο κληθήκαμε να παραβρεθούμε στην έναρξη του Συνεδρίου, διά μιας απλής και πρόχειρης πρόσκλησης, απαξιώνοντας με αυτόν τον τρόπο πλήρως το ρόλο μας, καθώς όπως γίνεται εύλογα αντιληπτό δεν τέθηκε ως ζήτημα η οποιαδήποτε τοποθέτηση μας για τα ζητήματα της Μειονοτικής Παιδείαςακόμα και την ημέρα του Συνεδρίου.
Γ) Επειδή, από όλα τα ανωτέρω γίνεται αντιληπτό ότι επρόκειτο να συζητηθεί ένα σοβαρό θέμα που αφορά τη μειονότητα και θα ληφθούν αποφάσεις για τη μειονότητα…… χωρίς τη μειονότητα(!!!).
Για τους παραπάνω λόγους, με λύπη μας, δηλώνουμε ότι δε θα είχε κανένα νόημα να παραβρεθούμε στην έναρξη του Συνεδρίου ως προσκεκλημένοι και μόνο και η συμμετοχή μας δε θα συνέβαλε στην επίλυση των ζητημάτων της μειονοτικής παιδείας.
«Ακόμα κάποια παιδιά δεν ξεκίνησαν να πηγαίνουν στα καινούρια σχολεία, ενώ από άλλα σκόρπισαν σε διαφορετικές μονάδες» – Διαμαρτυρία του Συλλόγου αποφοίτων ΕΠΑΘ Ροδόπης – Έβρου με τη συμμετοχή του Συλλόγου Εκπαιδευτικών Ροδόπης και εκπροσώπων της τοπικής αυτοδιοίκησης
Πηγή: http://www.paratiritis-news.gr/……
Το αίτημα να ανοίξουν ξανά τα μειονοτικά σχολεία που έκλεισαν με απόφαση του Περιφερειακού Διευθυντής Εκπαίδευσης ΑΜΘ κ. Παναγιώτη Κεραμάρη, κατέθεσαν στον ίδιο τα μέλη του ΔΣ του…